Ergenlik Döneminde Sınav Kaygısı Nasıl Anlaşılır?
Sınav dönemleri, ergenlik dönemindeki çocuklar için yalnızca akademik bir değerlendirme süreci değildir. Başarılı olma isteği, aile ve çevrenin beklentileri, akranlarla kıyaslanma, gelecek kaygısı ve “Ya yapamazsam?” düşüncesi bir araya geldiğinde sınav süreci çocuk için yoğun bir stres kaynağı haline gelebilir.
Bir miktar kaygı ise her zaman olumsuz değildir. Önemli bir sınav öncesinde heyecanlanmak, daha fazla çalışmak istemek veya sınav sonucunu merak etmek doğal tepkiler olabilir. Ancak kaygı yoğunlaştığında ve çocuğun ders çalışma, uyku, sosyal yaşam veya günlük işlevselliğini etkilemeye başladığında durum daha yakından ele alınmalıdır.
Sınav kaygısı ergenlerde nasıl ortaya çıkar?
Sınav kaygısı her çocukta aynı şekilde görülmeyebilir. Bazı çocuklar kaygılarını açıkça ifade ederken bazıları bunu davranışları veya fiziksel şikâyetleri üzerinden gösterebilir.
1. Sürekli başarısız olacağını düşünmek
“Kesin yapamayacağım.”
“Ne kadar çalışırsam çalışayım yetmeyecek.”
“Herkes benden daha başarılı.”
“Bu sınav kötü geçerse her şey biter.”
gibi düşünceler sınavla ilgili kaygının yoğunlaştığını gösterebilir.
Özellikle tek bir sınav sonucuna çok büyük anlam yüklemek ve başarısızlığı kişinin kendi değeriyle eşleştirmek kaygıyı artırabilir.
2. Ders çalışmasına rağmen kendini yetersiz hissetmek
Bazı ergenler saatlerce çalışmasına rağmen “Hiçbir şey bilmiyorum.” düşüncesinden kurtulamayabilir.
Tekrar tekrar aynı konulara dönmek, sürekli test çözmek, yaptığı çalışmayı yeterli görmemek veya küçük bir hatayı büyük bir başarısızlık olarak değerlendirmek de yoğun kaygının eşlik ettiği mükemmeliyetçi bir çalışma biçimine dönüşebilir. Akademik kaygı bazı çocuklarda aşırı çalışma, ödevleri tekrar tekrar yapma ve hata yapmaktan yoğun biçimde kaçınma şeklinde görülebilir.
3. Sınav sırasında bildiklerini unutmak
“Evde yapıyorum ama sınavda hiçbir şey hatırlamıyorum.”
“Soruyu okuyorum ama ne yapacağımı anlayamıyorum.”
gibi ifadeler ebeveynlerin sık duyduğu cümlelerdir.
Yoğun kaygı sırasında dikkatini toplamak ve bilgiyi kullanmak zorlaşabilir. Bu nedenle çocuğun sınav performansındaki düşüşü yalnızca “yeterince çalışmıyor” şeklinde değerlendirmek yerine sınav anında yaşadığı kaygıyı da göz önünde bulundurmak önemlidir.
4. Fiziksel belirtiler
Kaygı yalnızca düşüncelerle ortaya çıkmaz.
Ergenlik döneminde sınav kaygısı;
mide veya karın ağrısı,
baş ağrısı,
terleme,
kalp çarpıntısı,
nefes alışverişinde değişiklik,
uyku sorunları,
iştah değişiklikleri
gibi fiziksel belirtilerle de kendini gösterebilir.
Bu nedenle sınav yaklaşırken sürekli fiziksel şikâyetlerden söz eden bir çocuğun yaşadığı stres de dikkate alınmalıdır.
5. Sınavdan ve ders çalışmaktan kaçınmak
Bazen yoğun kaygı, çocuğun daha fazla çalışmasına değil, tam tersine çalışmaktan kaçınmasına neden olabilir.
Dersin başına oturamama, sürekli erteleme, sınavla ilgili konuşulduğunda öfkelenme veya sınavdan kaçınmak için çeşitli bahaneler üretme; “tembellik” olarak yorumlanmadan önce altında yatan duygular açısından değerlendirilmelidir.
Kaygı nedeniyle kaçınma davranışı arttıkça çocuk kısa vadede rahatlayabilir; ancak uzun vadede sınav ve akademik süreçle ilgili kaygı daha da güçlenebilir.
Ebeveynler sınav kaygısı yaşayan çocuklarına nasıl yaklaşmalı?
Sınav döneminde ebeveynlerin iyi niyetle yaptığı bazı yaklaşımlar çocuğun üzerindeki baskıyı artırabilir.
“Bu sınav senin geleceğini belirleyecek.”
“Daha çok çalışmalısın.”
“Bak arkadaşın kaç net yapmış.”
“Bu kadar çalışmayla nasıl başarılı olacaksın?”
gibi cümleler çocuğu motive etmek amacıyla söylenebilir. Ancak çocuk zaten yoğun bir başarısızlık korkusu yaşıyorsa bu ifadeler kaygının artmasına neden olabilir.
Bunun yerine;
“Senin için bu sınavın önemli olduğunu biliyorum.”
“Sonuçtan bağımsız olarak bu süreçte yanında olduğumuzu bilmeni istiyorum.”
“Birlikte çalışma düzenini daha sürdürülebilir hale getirebiliriz.”
gibi ifadeler çocuğun yalnızca performansına değil, yaşadığı sürece de odaklanıldığını hissettirebilir.
Çocuğun başarısını yalnızca aldığı puanla değerlendirmemek de önemlidir. Sınav hazırlığında planlama, çaba, dinlenme, hata yapabilme ve yeniden deneme becerileri de desteklenmesi gereken alanlardır.
“Sınav kaygısı mı, normal sınav stresi mi?”
Sınav öncesinde heyecanlanmak, biraz endişelenmek veya daha fazla çalışmak istemek tek başına bir problem göstergesi değildir.
Daha çok şu sorulara bakmak gerekir:
Kaygı ne kadar yoğun?
Ne kadar süredir devam ediyor?
Sınav bittikten sonra azalıyor mu?
Çocuğun günlük yaşamını etkiliyor mu?
Uyku, beslenme, okul ve arkadaş ilişkilerinde değişiklik yaratıyor mu?
Çocuk sınav veya ders çalışmayla ilgili durumlardan kaçınmaya başladı mı?
Kaygının sınav sonrasında da devam etmesi, günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi veya okuldan, sosyal yaşamdan ve sorumluluklardan uzaklaşmaya neden olması daha yakından değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Ergenlik döneminde sınav kaygısı için ne zaman destek alınmalı?
Her sınav kaygısında profesyonel destek almak gerekmez. Ancak kaygı uzun sürüyor, giderek artıyor veya çocuğun günlük yaşamını ve işlevselliğini etkiliyorsa destek almak faydalı olabilir.
Özellikle;
sınav veya okul nedeniyle okula gitmek istememe,
sık ve yoğun fiziksel şikâyetler,
belirgin uyku sorunları,
ders çalışmayı tamamen bırakma veya yoğun kaçınma,
aşırı mükemmeliyetçilik,
sürekli başarısız olacağını düşünme,
belirgin içe kapanma veya sosyal yaşamdan uzaklaşma,
akademik performansta belirgin düşüş,
yoğun öfke veya duygusal taşmalar,
kendisi hakkında sürekli olumsuz konuşma
gibi durumlarda bir uzmandan destek almak düşünülebilir. Ergenlerde kaygı; içe kapanma, irritabilite, dikkat güçlüğü, fiziksel yakınmalar, kaçınma ve okul işlevselliğinde değişikliklerle de kendini gösterebilir.
Buradaki amaç yalnızca sınav performansını artırmak değildir. Öncelik, çocuğun sınav sürecini daha sağlıklı yönetebilmesine, kaygısını fark edip düzenleyebilmesine ve kendi kaynaklarını kullanabilmesine destek olmaktır.
Çocuğunuzun sınav sonucu, onun değerini belirlemez
Sınavlar akademik bir değerlendirme aracıdır; ancak çocuğunuzun kim olduğunu, ne kadar değerli olduğunu veya gelecekte neler yapabileceğini tek başına belirlemez.
Ebeveyn olarak bazen sonucu değiştiremeyebilirsiniz. Fakat çocuğunuzun bu süreci nasıl yaşadığı üzerinde önemli bir etkiniz olabilir.
Onu yalnızca “Kaç net yaptın?” diye karşılamak yerine,
“Bu süreç senin için nasıl geçti?”
diye sormak, sınavın ötesindeki çocuğu görebilmenin önemli bir adımıdır.
Alesta’da ergenlerle psikolojik danışma
Özel Alesta Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde ergenlerle; sınav kaygısı, akademik süreçler, stres, özgüven, sosyal ilişkiler, aile içi iletişim ve ergenlik döneminde karşılaşılan farklı güçlükler üzerine psikolojik danışma çalışmaları yürütülmektedir.
Çocuğun yaşadığı güçlük ve ihtiyaçları değerlendirilerek süreç planlanır. Gerektiğinde ebeveynlerle de görüşmeler yapılarak sınav döneminde çocuğa nasıl destek olunabileceği konusunda rehberlik sağlanabilir.
Sınav kaygısının çocuğunuzun günlük yaşamını etkilemeye başladığını düşünüyorsanız, destek almak için kaygının daha da büyümesini beklemek zorunda değilsiniz.