Çocuklarda Kriz Yönetimi ve Problem Çözme Becerileri: Ebeveynler Neler Yapabilir?
Çocuklarda öfke nöbetleri ve kriz anlarında ebeveynler nasıl yaklaşmalı? Problem çözme becerileri nasıl desteklenebilir?
Çocukluk döneminde öfke, ağlama, inatlaşma ve krizler hem çocuk hem de ebeveyn için zorlayıcı olabilir. Özellikle okul öncesi dönemde çocuklar, yoğun duygularını henüz yetişkinler kadar kontrol edemeyebilir. Uykusuzluk, yorgunluk, açlık, hayal kırıklığı veya anlaşılmadığını hissetmek gibi birçok farklı durum çocuğun öfkelenmesine neden olabilir.
Bu noktada önemli olan, çocuğun öfkesini yalnızca ortadan kaldırmaya çalışmak değil; yaşadığı duyguyu anlamasına ve zaman içinde daha sağlıklı yollarla ifade etmeyi öğrenmesine destek olmaktır.
Çocuklarda öfke nöbetleri neden yaşanır?
Çocuklar yaşadıkları duyguları her zaman kelimelerle ifade edemeyebilir. Özellikle küçük çocuklarda yoğun duygular davranışlarla ortaya çıkabilir.
Bir çocuk öfkelendiğinde aslında yalnızca “istediği olmadığı” için değil; yorulduğu, zorlandığı, anlaşılmadığını düşündüğü veya bir ihtiyacını ifade etmekte güçlük çektiği için de tepki veriyor olabilir.
Bu nedenle kriz anında çocuğun davranışına odaklanmadan önce şu soruyu sormak yardımcı olabilir:
“Çocuğum şu anda bana ne anlatmaya çalışıyor olabilir?”
Öfke krizinde amaç öfkeyi bastırmak değil
Öfke, diğer duygular gibi doğal bir duygudur. Çocuğun öfkelenmesine izin vermek, her davranışını kabul etmek anlamına gelmez.
Çocuğa öfkelenmenin normal olduğunu gösterebilir, ancak öfkesini başkasına zarar vermeden veya sınırları ihlal etmeden ifade etmesini öğretebiliriz.
Örneğin:
“Çok öfkelendiğini görüyorum. İstediğin şeyin olmaması seni kızdırmış olabilir. Bana neye kızdığını sözlerinle anlatabilirsin.”
Bu yaklaşım çocuğun duygusunu reddetmeden, davranışına sınır koymayı mümkün kılar.
Kriz anında ebeveynler ne yapabilir?
Çocuğun duygusunu kabul edin
“Öfkelenme.”, “Ağlama.” veya “Bunda kızacak ne var?” demek yerine çocuğun yaşadığı duyguyu fark ettiğinizi gösterebilirsiniz.
“Çok kızdığını görüyorum.”
“Bunu çok istediğini biliyorum.”
“Şu anda hayal kırıklığına uğramış olabilirsin.”
gibi ifadeler çocuğun anlaşıldığını hissetmesine yardımcı olabilir.
Her şeyi hemen düzeltmeye çalışmayın
Ebeveyn olarak çocuğumuzun zorlanmasını istemememiz oldukça anlaşılırdır. Ancak her problemde hemen devreye girmek, çocuğun kendi çözüm yollarını denemesine fırsat bırakmayabilir.
Bazı durumlarda çocuğun yanında olmak, onu dinlemek ve ihtiyaç duyduğunda destek sunmak yeterlidir. Bazı çocuklar sarılmak isterken bazıları kriz sırasında fiziksel temastan hoşlanmayabilir. Çocuğun ihtiyacına göre hareket etmek önemlidir.
Kriz sırasında uzun konuşmalardan kaçının
Çocuk yoğun bir öfke yaşarken onunla tartışmak veya uzun açıklamalar yapmak çoğu zaman işe yaramayabilir.
Öncelikle sakinleşmesine yardımcı olmak, ardından yaşanan durum hakkında konuşmak daha işlevsel olabilir.
Bazen çocuğun dikkatini başka bir etkinliğe yönlendirmek, birlikte şarkı söylemek veya ortamı değiştirmek de yardımcı olabilir.
Çocuklar problemlerini her zaman davranışlarıyla anlatır
Bir çocuğun yaşadığı problemi doğrudan anlatamaması oldukça mümkündür. Bazen sorun; kardeşe zarar verme, uyumak istememe veya eşyalara zarar verme gibi davranışlarla ortaya çıkabilir.
Bu nedenle problem çözmenin ilk adımlarından biri, çocuğun kendisini güvende hissettiği bir yetişkinle yaşadığı şeyi konuşabilmesini sağlamaktır.
Çocuğunuz bir problem yaşadığında onun yerine çözüm üretmek yerine şu sorularla düşünmesine yardımcı olabilirsiniz:
“Sence ne oldu?”
“Seni en çok ne üzdü?”
“Başka ne yapabiliriz?”
“Sence bunu nasıl çözebiliriz?”
Çocuklarda problem çözme becerisi nasıl geliştirilir?
Problem çözme becerisi zaman içinde ve deneyimlerle gelişir. Çocuğun yaşadığı sorunları tamamen ortadan kaldırmak yerine, yaşına uygun problemlerle karşılaşmasına ve çözüm yollarını denemesine fırsat vermek önemlidir.
Bu süreçte beş temel adım kullanılabilir:
1. Konuşmak:
Çocuğun yaşadığı problemi ifade etmesine fırsat vermek.
2. Düşünmek:
Sorunu farklı yönleriyle ele almak, neler olduğunu anlamaya çalışmak.
3. Harekete geçmek:
Çocuğun uygun gördüğü çözüm yollarından birini denemesine fırsat vermek.
4. Denetlemek:
Çocuğun sürecini tamamen yönetmeden, gerektiğinde destek olmak.
5. Sonuçları değerlendirmek:
Çözümün işe yarayıp yaramadığını birlikte değerlendirmek ve gerekirse başka bir yol denemek.
Burada önemli olan, çocuğun her zaman başarılı olması değildir. Çocuğun denemesi, düşünmesi ve yeniden çözüm araması da başlı başına değerlidir.
“Ben senin yerinde olsam...” demek yerine
Çocuk bir problem yaşadığında yetişkin olarak çözümü hemen söylemek oldukça kolaydır.
Ancak “Ben olsam şöyle yapardım.” demek yerine çocuğa düşünme fırsatı vermek, problem çözme becerisini destekleyebilir.
Örneğin arkadaşlarıyla yaşadığı bir problemde:
“Sence onunla konuşmak için başka neler yapabilirsin?”
diye sorabilirsiniz.
Böylece çocuk yalnızca o anki problemi çözmeyi değil, benzer durumlarda kendi çözüm yollarını üretmeyi de öğrenir.
Günlük yaşamı bir öğrenme alanına dönüştürün
Çocukların problem çözme becerilerini geliştirmek için her zaman özel çalışmalar yapmak gerekmez.
Birlikte alışveriş yapmak, mutfakta bir şey hazırlamak, oyun oynamak, pikniğe gitmek veya yeni bir yere gitmek gibi günlük yaşam deneyimleri çocuğun düşünme ve çözüm üretme becerilerini destekleyebilir.
Yaşına uygun sorumluluklar vermek de çocuğun kendine olan güvenini destekleyebilir. Kendi eşyalarını toplamak, sofraya yardım etmek veya günlük yaşamda küçük seçimler yapmak çocuğa kendi becerilerini deneyimleme fırsatı sunar.
Bunun yanında yaşına uygun bulmacalar, eşleştirme oyunları ve düşünmeyi gerektiren etkinlikler de problem çözme becerilerini desteklemek için kullanılabilir.
Çocuğunuzun her problemini çözmek zorunda değilsiniz
Ebeveynlikte en zor şeylerden biri, çocuğun zorlandığını gördüğümüzde hemen yardım etmek istemektir.
Oysa bazen çocuğun ihtiyacı problemi ortadan kaldırmak değil, problemi çözebileceğine dair deneyim kazanmaktır.
Çocuğun yanında olmak, onu dinlemek ve ihtiyaç duyduğunda desteklemek önemlidir. Ancak onun yerine düşünmek, karar vermek ve her problemi çözmek yerine; düşünmesine, denemesine ve hata yapmasına alan açmak da gelişimin önemli bir parçasıdır.
Çünkü çocuklar yalnızca kendilerine söylenenleri dinleyerek değil, deneyerek, yanılarak ve yeniden deneyerek problem çözmeyi öğrenirler.
Ne zaman profesyonel destek düşünülebilir?
Öfke nöbetleri ve zorlayıcı davranışlar çocukluk döneminde görülebilir. Ancak bu davranışların çocuğun günlük yaşamını, okul hayatını, aile ilişkilerini veya sosyal ilişkilerini belirgin şekilde etkilemeye başladığı durumlarda bir uzmandan destek almak faydalı olabilir.
Psikolojik danışmanlık sürecinde çocuğun yaşadığı güçlükler kadar, ebeveynin çocuğa nasıl destek olabileceği de ele alınabilir.
Çocuğun duygularını anlamak, onun her davranışını onaylamak değildir. Sınır koyarken de çocuğun duygusuna alan açabiliriz.
Bazen bir çocuğun ihtiyacı, problemin onun için çözülmesi değil; “Bunu birlikte düşünebiliriz.” mesajını duyabilmektir.
Alesta Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik yüz yüze ve online psikolojik danışmanlık hizmetleri sunuyoruz.
Çocukların duygusal gelişimi, ebeveynlik süreçleri ve çocuklarda problem çözme becerileri hakkında daha fazla bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.