Kendinizi En Son Ne zaman Gerçekten Dinlediniz?

Gün içinde kaç kez “Nasılsın?” sorusuna otomatik olarak “İyiyim.” diyorsunuz?

Peki gerçekten nasılsınız?

Günlük yaşamın sorumlulukları, iş, ilişkiler, aile, yapılacaklar ve yetişmesi gereken işler arasında çoğu zaman başkalarının ihtiyaçlarını fark etmeye daha fazla zaman ayırıyoruz. Kendimize geldiğimizde ise geriye yalnızca “Bugün de geçti.” demek kalabiliyor.

Oysa kendimizi dinlemek, yalnızca boş zaman bulduğumuzda yapabileceğimiz bir şey değildir. Duygularımızı, ihtiyaçlarımızı, sınırlarımızı ve bizi zorlayan durumları fark edebilmek; psikolojik iyi oluşun önemli bir parçasıdır.

Kendimizi dinlemeyi neden erteliyoruz?

Bazen yoğunluk gerçekten buna izin vermiyor gibi görünür. Ancak bazı durumlarda kendimizi dinlememek, farkında olmadan geliştirdiğimiz bir alışkanlığa dönüşebilir.

“Şimdi sırası değil.”

“Önce şu işler bitsin.”

“Başkalarının daha çok ihtiyacı var.”

“Biraz daha dayanabilirim.”

Bu düşünceler tanıdık geliyor olabilir.

Kişi uzun süre kendi ihtiyaçlarını ertelediğinde, zamanla neye ihtiyacı olduğunu fark etmek bile zorlaşabilir. Yorgun olduğu halde devam etmek, istemediği halde “evet” demek veya dinlenmeye ihtiyaç duyduğu halde kendisini üretmeye zorlamak günlük yaşamın sıradan bir parçası haline gelebilir.

Kendinizi dinlemek ne demek?

Kendini dinlemek, her duygunun peşinden gitmek ya da her isteği gerçekleştirmek anlamına gelmez.

Daha çok, iç dünyamızda olup bitenleri fark edebilmek demektir.

“Şu anda ne hissediyorum?”

“Beni asıl zorlayan ne?”

“Şu an neye ihtiyacım var?”

“Bunu gerçekten istediğim için mi yapıyorum, yoksa mecbur hissettiğim için mi?”

“Hayatımda hangi konuda sınır koymaya ihtiyacım var?”

Bu soruların cevapları her zaman kolay olmayabilir. Bazen uzun süredir ertelenmiş ihtiyaçlarla karşılaşabiliriz.

Beden de bazen bize bir şey anlatır

Kendimizi dinlemek yalnızca düşüncelerimizi fark etmek değildir.

Sürekli yorgun hissetmek, hiçbir şeye zaman ayıramamak, dinlenirken suçluluk duymak, kolay öfkelenmek veya eskiden keyif veren şeylere karşı isteksizleşmek de yaşamımızdaki yükleri yeniden değerlendirmemiz gerektiğini düşündürebilir.

Elbette bu belirtilerin tek bir nedeni yoktur. Ancak günlük yaşamımızın nasıl ilerlediğine bakmak ve kendimize “Ben şu anda nasılım?” diye sormak önemli bir başlangıç olabilir.

Kendinizi dinlemek için nereden başlayabilirsiniz?

Bunun için hayatınızda büyük değişiklikler yapmanız gerekmeyebilir.

Günün sonunda birkaç dakikanızı ayırıp kendinize şu üç soruyu sorabilirsiniz:

Bugün ne hissettim?

Bugün bana ne iyi geldi, ne zorladı?

Şu anda en çok neye ihtiyacım var?

Bazen ihtiyaç duyduğumuz şey daha fazla çalışmak değil, dinlenmek olabilir.

Bazen daha fazla insanla görüşmek değil, biraz yalnız kalmak olabilir.

Bazen bir sorunu çözmek değil, yaşadığımız duyguyu kabul etmek olabilir.

Ve bazen de uzun süredir ertelediğimiz bir konuda destek istemek olabilir.

Kendimizi dinlemek, kendimize her zaman istediğimizi vermek değil; kendimize ne olduğunu fark edecek kadar alan açmaktır.

Çünkü kendimizi anlamaya başladığımızda, seçimlerimizi de daha bilinçli yapmaya başlayabiliriz.

Peki siz kendinize en son ne zaman gerçekten “Nasılsın?” diye sordunuz?

Eğer kendi ihtiyaçlarınızı fark etmekte, sınırlarınızı belirlemekte veya uzun süredir taşıdığınız duygusal yükleri anlamlandırmakta zorlanıyorsanız, psikolojik danışmanlık bu süreci birlikte ele almak için bir alan sunabilir.

Alesta Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Büyükçekmece – Mimaroba – Sinanoba’da yüz yüze; Türkiye ve yurt dışından online psikolojik danışmanlık.

Çocuk, ergen, yetişkin, çift ve aile süreçlerinde bilimsel ilkeler doğrultusunda psikolojik danışmanlık hizmeti sunuyoruz.

Next
Next

Her Şey Yolunda Gibi Ama Kendimi İyi Hissetmiyorum: Neden?