Her Şey Yolunda Gibi Ama Kendimi İyi Hissetmiyorum: Neden?

“Hayatımda aslında ciddi bir sorun yok ama kendimi iyi hissetmiyorum.”

“Her şey yolunda, yine de sürekli yorgunum.”

“Eskiden keyif aldığım şeyler artık bana aynı duyguyu vermiyor.”

Bazen dışarıdan bakıldığında hayatımızda her şey yolunda görünebilir. İşimiz, ilişkilerimiz, sorumluluklarımız devam ediyor olabilir. Günlük hayatımızı sürdürüyor, yapmamız gerekenleri yapıyor olabiliriz.

Fakat bütün bunların yanında içten içe yorgun, isteksiz, sıkışmış veya huzursuz hissedebiliriz.

Bu durum, yaşadıklarımızın “yeterince büyük bir sorun” olmadığı anlamına gelmez.

Her şey yolundayken neden iyi hissetmeyebiliriz?

İyi hissetmek yalnızca hayatımızda sorun olmamasıyla ilgili değildir.

Uzun süre boyunca yoğun sorumluluk taşımak, sürekli yetişmeye çalışmak, kendimizden yüksek beklentiler içinde olmak veya duygularımızı uzun süre ertelemek zamanla psikolojik olarak yorucu olabilir.

Bazen de hayatımızı başkalarının beklentilerine göre şekillendirirken kendi ihtiyaçlarımızı geri plana atabiliriz.

“Önce şu işi bitireyim.”

“Biraz daha dayanmalıyım.”

“Şimdi kendime ayıracak zamanım yok.”

“Bundan şikâyet etmemeliyim.”

gibi düşünceler kısa vadede bizi harekete geçirse de uzun vadede kendi ihtiyaçlarımızdan uzaklaşmamıza neden olabilir.

Sürekli yorgun hissetmek her zaman fiziksel bir yorgunluk değildir

Yoğun bir günün ardından dinlenmek istemek oldukça normaldir. Ancak kişi yeterince dinlendiği halde kendisini uzun süre yorgun, isteksiz veya zihinsel olarak tükenmiş hissediyorsa bunun altında yalnızca fiziksel yorgunluk olmayabilir.

Sürekli düşünmek, sorumlulukları zihinde taşımak, gelecekle ilgili endişelenmek veya çözülmemiş meseleleri tekrar tekrar değerlendirmek de kişiyi psikolojik olarak yorabilir.

Bazen beden dinlenirken zihin çalışmaya devam eder.

“Hayır” diyememek de yorabilir

Yetişkin yaşamında iş, aile, ilişki ve sosyal çevre arasında birçok sorumluluk üstlenebiliriz.

Herkese yetişmeye çalışmak, başkalarını hayal kırıklığına uğratmaktan çekinmek veya kendi ihtiyaçlarımızı sürekli ertelemek zamanla önemli bir yük oluşturabilir.

Kendimize şu soruları sormak faydalı olabilir:

  • Gerçekten yapmak istediğim şeyler için zaman ayırabiliyor muyum?

  • Sırf başkalarını kırmamak için kabul ettiğim şeyler var mı?

  • Dinlenirken bile kendimi suçlu hissediyor muyum?

  • Sürekli bir şeyleri yetiştirmeye mi çalışıyorum?

  • Kendi ihtiyaçlarımı ne kadar fark ediyorum?

Bazen psikolojik olarak iyi hissetmenin ilk adımı, daha fazlasını yapmak değil, kendimizden ne kadar çok şey beklediğimizi fark etmektir.

Keyif aldığınız şeylerden uzaklaşmak ne anlatabilir?

Eskiden keyif aldığınız aktiviteleri artık yapmak istememek, sosyal ilişkilerden uzaklaşmak veya hiçbir şeyin eskisi kadar iyi hissettirmemesi üzerinde durulması gereken bir değişiklik olabilir.

Özellikle bu durum uzun sürüyor ve günlük yaşamınızı etkiliyorsa “Ben böyleyim artık.” diyerek geçiştirmek yerine neler olduğunu anlamaya çalışmak önemlidir.

Çünkü bazen kişi yaşadığı değişimi fark eder ama bunun nedenini tek başına anlamlandıramaz.

Ne zaman psikolojik destek alınmalı?

Her zor dönem profesyonel destek gerektirmez. Hayatın bazı dönemlerinde stresli, üzgün, kaygılı veya yorgun hissetmek insan deneyiminin doğal bir parçasıdır.

Ancak yaşadığınız durum;

  • uzun süredir devam ediyorsa,

  • günlük yaşamınızı etkiliyorsa,

  • iş veya okul sorumluluklarınızı yerine getirmekte zorlanıyorsanız,

  • ilişkileriniz belirgin şekilde etkileniyorsa,

  • uyku veya iştah düzeninizde belirgin değişiklikler varsa,

  • sürekli kaygılı, mutsuz veya tükenmiş hissediyorsanız,

  • daha önce keyif aldığınız şeylere karşı ilginiz azaldıysa,

  • kendinizle ilgili yoğun olumsuz düşünceler yaşamaya başladıysanız

bir uzmandan destek almak faydalı olabilir.

Psikolojik destek almak için yaşadığınız güçlüğün mutlaka çok büyük veya kriz düzeyinde olması gerekmez. Bazen amaç bir problemi çözmekten önce kendinizi daha iyi anlamak ve yaşamınızdaki tekrar eden döngüleri fark etmek olabilir.

Kendinize şu soruyu sorun: “Ben gerçekten nasılım?”

Günlük hayatın içinde “İyi misin?” sorusuna otomatik olarak “İyiyim.” demeye alışabiliriz.

Oysa bazen biraz durup daha dürüst sorular sormaya ihtiyaç vardır:

Son zamanlarda beni en çok ne yoruyor?

Neye ihtiyacım var?

Hayatımda neyi değiştirmek istiyorum?

Kendimden sürekli ne bekliyorum?

Hayatımı kendi ihtiyaçlarıma göre mi, yoksa yalnızca sorumluluklarıma göre mi sürdürüyorum?

Kendimizi anlamak, her şeyi bir anda değiştirmek anlamına gelmez. Bazen yalnızca yaşadığımız duygulara biraz daha yakından bakmak bile önemli bir başlangıç olabilir.

Alesta’da yetişkinlerle psikolojik danışma

Özel Alesta Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde yetişkinlerle; stres ve yoğun yaşam yükü, psikolojik dayanıklılık, özgüven, ilişkiler, yaşam değişimleri, sınav ve performans süreçleri, duygusal zorlanmalar ve kişinin kendini daha iyi anlamasına yönelik farklı konularda psikolojik danışma çalışmaları yürütülmektedir.

Süreç, kişinin ihtiyaçları ve yaşam koşulları doğrultusunda ele alınır. Amaç yalnızca yaşanan güçlüğe odaklanmak değil, kişinin kendi kaynaklarını ve baş etme becerilerini fark etmesine de alan açmaktır.

Kendinizi uzun süredir iyi hissetmediğinizi fark ediyorsanız, bunu görmezden gelmek zorunda değilsiniz. Kendinizi anlamak için destek almak da bir başlangıç olabilir.